Oktay Sinanoğlu ; Adını ilk kez New York Times gazetesinde 1963 yılında  yayınlanan Yale Üniversitesi’nde 28 yaşında ki Profesör yazısıyla duyurdu.

oktay sinanoğlu ile ilgili görsel sonucu

“Ben baktım, Türk Bayrağı, Atatürk karşımda, cam çerceveli olduğu için bayrağın üstünde kendi yansımamı görüyorum. İçimden yemin ettim, dedim ki:

Gideceğim ve orada söz sahibi olacağim, ondan sonra gelip o namussuzlarla burada uğraşacağım. O zaman anlamıştım ki burada kalırsam Amerika’nın kölesi olurum, oraya gidersem Amerika’nın efendisi olur, buraya gelip onlarla daha rahat mücadele ederim.

20.yüzyıl’ın en genç profesörü Oktay Sinanoğlu

Oktay Sinanoğlu; Babasının Bari Başkonsolosluğunda görevli olduğu 1935 yılında Bari’de doğdu. 2015 yılında Florida’da tedavi gördüğü hastanede öldü. Moleküler biyofizikçi ve biyokimyager.

Oktay Sinanoğlu, 1953 yılındaTED Koleji’ni birincilik ile bitirdi. Burslu olarak gittiği ABD’de, 1956’da Kaliforniya Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ni birincilik ile bitirdi.

Kaliforniya Üniversitesi USA.

Dünya’da moleküler biyoloji dalının ilk profesörlerinden birisidir

1960-1961 yıllarında “Doçent” oldu. 1963’yılında elli yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırarak 28 yaşında “tam profesör” unvanını aldı. Yale Üniversitesi’nde bu ünvanı kazanan en genç öğretim üyesidir.

Dünyada yeni kurulmaya başlayan moleküler biyoloji dalının ilk profesörlerinden biri oldu.

DNA sarmalının çözelti içinde o biçimde nasıl durduğuna açıklama getirdi. Dünyanın pek çok yerinde buluşları ve kuramları ile ilgili konferanslar verdi.

1993’te Yale Üniversitesi’ndeki profesörlük görevlerinden emekliye ayrıldı. Türkiye’ye dönerek 1993 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde profesörlüğe atandı.

ABD. nin Yale Ünüversitesi’nde ders veren en genç profesör

Önemli Çalışmaları :Atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı, Çözgeniter kuramı, Kimyasal tepkime mekanizmaları kuramı, Mikrotermodinamik, Değerlik kabuğu etkileşim kuramı.

P.A.M. Dirac’in de üzerinde uğraştığı ancak çözümleyemediği bir problemi, “Kuantum mekaniği”nde, Hilbert uzayının topolojisi ve içerdiği yüksek simetrileri çözdü.

Ä°lgili resim

Türkiye’de gençlere altın tavsiyeleri; “Türkleri dünyaya hakim kılan tasavvuf düşüncesidir. Tasavvufa sahip çıkılmaz ise Türkler’i gelecekte büyük sıkıntılar bekliyor.”

Gençlerin kendileri olma şuurunu kazanabilmeleri için tasavvufu öğrenmeleri ve yaşamaları gerekir.

Gençler, Türkiye’ de adet haline gelmiş göstermelik işlerden kaçının. Sırf üniversite bitirdi desinler diye, yüksek öğrenime gitmeyin. Sonunda kaybeden siz olursunuz. Asıl gayeleriniz, bu ülke, bu ulus, Türk dünyası, Avrasya ve insanlık için çalışmak ve başarmak olsun. Yüksek hedefleriniz için çalışın.

Tasavvuf düşüncesi,Türkiye’de gençlerin aydınlık yarınları için vazgeçilmezdir.

Türkiye’yi yok etmek istiyorlar. Asıl mesele Türkiye’nin bundan birkaç yıl sonra var olup olmayacağıdır. Yakın zamanda kaç milletin başına geldi.

Türkiye’de gençler milli bir kültür edinemiyorlar. Çeşitli yollardan bu engelleniyor. Çocuklar ister özel olsun ister devlet olsun misyoner okullarında eğitim alıyorlar.

Eğitim dili Türkçe olmalıdır. Yabancı dil takviyeli olarak öğretilmelidir. Matematiksel yapısından dolayı Türkçe en iyi bilim dilidir.

Üç aşkım var ; Birincisi Allah ve millet aşkı,ikincisi Türk milleti aşkı,üçüncüsü bilim aşkı dır.

bilim ile ilgili görsel sonucu

Hicbir zaman Amerikan vatandaşı olmayı düşünmedim. Ben atalarımdan beri Türk kimliğimle varım. Ne yaptıysam o sayede yaptım.

Ne eğitim ne araştırma var. Her şeyin göstermeliği…Yepyeni şeyleri, dünyada ilk defa anlatıyorum, dışarıda herkesin benden öğrenmek istediği şeyleri Türkiye’de hem de Türkçe anlatıyorum. Alakası olmayan, fizikten matematikten insanlar geliyor, asıl gelmesi gerekenler yok !. Bu nasıl iştir ? Dedik. Yavaş yavaş fark ediyorum, aldırmıyorum ama tatsız. İlkel, kafasız bırakılmış, kimliği kaybettirilmiş ülkelerde böyle olur.

Oktay Sinanoğlu,seminerlerine asıl gelmesi gerekenlerin gelmemesinden dert yanardı

Nobel Ödülü‘ne iki kez aday gösterildi. 1973 yılında Almanya’nın en önemli ödülleri arasında yer alan Aleksander Von Humboldt Bilim Ödülü, TÜBİTAK bilim ödülü, Japonya Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülü, Kaliforniya Üniversitesi’nden iki ödül, 1975 yılında özel kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Profesörü ünvanı, Sedat Simavi Ödülü, İLESAM Üstün Hizmet Ödülü, Yılın Bilim Adamı Ödülleri ile onurlandırıldı.

250 civarında uluslararası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır.

1966’da TÜBİTAK ödülünün yanı sıra yurt dışından da çok prestijli bilim ödülleri kazandı.

Ben yaptıklarımı önce bu halk için yaptım, sonra insanlık için yaptım. Hiçbir zaman ben profesör olayım, ünüm ortalıkta dolaşsın diye yapmadım.”

Akla ne işle uğraşacağını gönül öğretir. Gönül gelişmezse akıl kötülüklerle uğraşır.
Onun için düsturumuz Bilim+Gönül’dür.”

…………. * …………..