” En büyük felaket iyinin kötüye muhtaç olmasıdır.” Büyük İskender

Placido Costanzi (Italian, 1690-1759). ‘Alexander the Great Founding Alexandria,’ 1736-1737 Walters Art Museum : Acquired by Henry Walters.

13 yaşındayken, edebiyat, bilim, tıp ve felsefe konularında büyük filozof Aristoteles’ten aldığı dersler ve filozofların hocası Diyojen’den aldığı ilhamlar İskender’i besledi.Alexander The Great
Büyük Iskender, MÖ 356 yılında Pella da doğdu. Makedonya’yı ( MÖ 336 – 323 )on üç yıl yöneten Büyük İskender, dünyanın en büyük askeri komutanlarından birisi idi. Karizmatik, acımasız, güce inanan, diplomasi ustası, savaş taktik dahisi, adamlarına sadakat ve ilham verici olmayı aşılayan tarihin en büyük liderlerinin başında geliyordu.Büyük İskender yirmi yaşında Makedonya kralı oldu. Türkiye’deki Issus ( Hatay İli’nin, Erzin İlçesi) Kral Darius III liderliğindeki büyük bir Pers ordusu ile karşılaştı. Büyük İskender’in Pers Kralı III. Darius’u yenmesinden sonra ise bölgede Helenistik Dönem başlamıştır. Sadece on yıl içerisinde, Yunanistan’dan Hindistan’ a kadar üç kıtada, antik dünyanın en büyük imparatorluğunu yarattı. Savaşta yenilmeyen komutan olarak nam saldı. Yunanlı filozof Aristoteles’in öğrenciliğini yapması ve  filozof Diyojen ile muhabbet kurmasının sanatsal dürtülerine rağmen, Büyük İskender “Helen kültürünü” yaymak için halkları kılıçtan geçiren fanatik bir komutandı.Büyük İskender; Helen dilinin ve kültürünün fanatik bir tutkunuydu. Doğu’ ya doğru ilerledikçe, karşılaştığı dilleri küçümsüyor ve ” burada karşılaştığımız insanlar var, var, var, sesleri çıkarıyor” diyerek, yabani manası taşıyan “barbar”  kelimesinin günümüze dek kullanılmasına neden olmuştur.İskender, Korinthos’ta şehri gezerken, büyük bir fıçının içerisinde uzanmış bir adama rastlar. Bu adam tüm serveti, yanında ki torbası olan Diyojen’dir. Büyük İskender’i karşısında görmesine rağmen hiç istifini bozmaz ve güneşlenmeye devam eder. Herkesin büyük tedirginlik yaşadığı anda İskender ” Sen benim kim olduğumu bilmiyor musun da istifini bozmuyorsun “? der. Diyojen ” Tanıyorum. Sen toprak için, mal için insan öldürüyorsun. Bunlar benim için değersiz ve benim esirim, kölem olan şeyler. Sen de benim köleme köle olmuşsun. Kim ayağa kalkacak ” ? der. İskender bu kişinin büyük filozof Diyojen olduğunu anlar ve,” Dile benden ne dilersen” der. Diyojen “Güneşimi engelleme, gölge etme yeter ” diyerek tarihe geçecek cümlesini söyler. Büyük İskender ; Kültür ve ticaret merkezi olan yetmişin üzerinde şehir oluşturdu. Vergi toplama sistemini kurdu. Altın ve gümüşleri para biçiminde piyasaya sürüp, ticareti geliştirdi. Güvenmediği kimseleri sorgulamadan öldürdü. Değişik kuvvetleri bir arada kullanma uzmanı idi. Bilimsel araştırmalara, doğa ve coğrafyaya meraklı idi. Yunan ve Makedonları birleştirip yeni bir ırk yaratmayı başaramamıştır.Büyük İskender ; Vezirlerini toplamış
Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın” demiş.
“Ülkemin dört bir yanından insanları çağırın.
Cenazemin önünden silahlarıyla askerlerim yürüsünler, cenazemin sağından kitaplarıyla âlimler yürüsünler, cenazemin solundan mallarıyla zenginler yürüsünler, cenazemin arkasından ise gözyaşı ve dualarıyla fakirler ile garipler yürüsünler. Sağ elime bir altın küre verin, sol elimi ise mezara dek boş bırakın” demiş.Bu vasiyeti tam anlayamayan vezirler, bunu ancak İskender’in hocası Diyojen bilir, ona soralım demişler. Vezirleri dinleyen Diyojen, “İskender’in ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladım” demiş. Tüm insanlığa şunu anlatmak istemiş ; “Cenazemin önünden yürüyen askerlerler silahları ile, cenazemin sağından yürüyen alimler kitapları ile, cenazemin solundan yürüyen zenginler malları ile, cenazemin arkasından yürüyen fakir ve garipler dua ve gözyaşları ile ölümüme engel olamadılar”.

  • Sağ elindeki altın küre, bu dünyada sahip olunabilecek her şeye sahip oldum, sol elinin boş olması ise bu dünyadan eli boş gidiyorum, dediğini gösteriyor.

Ölüm nedeni tarihçiler tarafından net belirlenememiş olup, tifo ateşi, sıtma, lösemi, içki, keder gibi sebepler öngörülmektedir. Büyük İskender‘in ölümünün ardından imparatorluk dört parçaya bölündü. Cassander Yunanistan’a, Creatus ve Antigonos Batı Asya’ya, Selevkos Doğuya, Ptolemaios ise Mısır’a hükümdar oldu.
Arkeolog Calliope Limneos ; Papakosta 20 yıldan da fazla bir zamandır Büyük İskender’in kayıp mezarını bulmak umuduyla kazı yapıyordu. Papakosta ( Mısır,İskenderiye ): “Bir hayalim var ve bunu gerçekleştirene kadar devam edeceğim”. C: National Geographic.

“Yaşamayı babama; iyi yaşamayı ise öğretmenime borçluyum.” Büyük İskender

“Denemeyi bilene imkansız yoktur.” Büyük İskender

……………………. * ……………………