Henüz 24 yaşında iken generalliğe getirilen, 1769 yılında Korsika adasında, italyan kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Napolyon Bonapart, 1804 yılında Fransa İmparatoru olarak Papa VII. Pius’un elinden taç giydi.

1789 Fransız Devrimi’ni destekleyip, Korsika’ya yayılması için gayret gösterdi. İngiltere’ye karşı başarı kazanılmasının dolaylı bir mücadele ile mümkün olacağına inandı ve bu yönde strateji geliştirdi.

Bu strateji doğrultusunda, Mısır işgal edilerek İngiltere’nin Uzakdoğu ticaretinin önünün kesilmesini önerdi. Bu önerisi Fransa hükümet tarafından kabul edildi.

Fransız donanması 1798 yılında Mısır seferine çıktı. Karaya çıktığında halkı yanına çekebilmek için bir bildiri hazırladı.              ” Hazreti Muhammed’e ve hayranı olduğum Kur’an’ı Kerim’e büyük hürmet gösteriyorum. Allah’a Mısır’ın başında ki Memlükler’den daha fazla inanıyorum. Gasp edilmiş haklarınızı size iade etmek için geldim. Her şeye kadir olan Allah artık bu hükümdarlığın son bulmasını emretti“.

“Bütün güzel esirler, güzel elbiseler, verimli araziler ve mükemmel evler Memlükler’e ait. Mısır onların çiftliği ise Allah’ın bunu onlara verdiğine dair tapu senetlerini göstersinler. Allah adildir ve merhametlidir. Bundan sonra herkes idareye ortak olacak ve mutlu yaşayacak.”

Yafa’ya giren Napolyon şehirdeki on bin kadar asker ve sivili kılıçtan geçirdi. 1799 yılının Mart ayında 20 bin Fransız askeri ile Akka Kalesi’nin önlerine gelir.

Kaleyi bir iki gün içerisinde alacağını düşünerek, kibirle Cezzar Ahmet Paşa’ya şu mektubu yazar ; ” Kalenin duvarları önüne geldim. Bir ihtiyarın geri kalmış bir kaç günlük ömrünü almak bana bir şey kazandırmaz. Seninle savaşmak istemiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et.”

Dirayetli, zeki, adaletli ve ön sezileri kuvvetli bir insan olan Cezzar Ahmet Paşa, Napolyon’a şu cevabı verir ; ” Allah’a hamd olsun gücümüz yetiyor, elimiz silah tutuyor. Geri kalmış bir kaç günlük ömrümüzü de cenklerde geçiririz”.

Devlet bizi bu kaleyi teslim etmek için vezir yapmadı. Ben Cezzar Ahmed Paşa, şehidlik mertebesine ulaşmadan bir karış toprak vermem!..”Sinirlenen Napolyon Akka Kalesi’ni gece gündüz top ateşi altına alır. Açılan gediklerden şehre girmeyi başaran Fransız askerleri ise Osmanlı süngüsü ile yok edilirler.

Hiç beklemediği bir hezimet yaşayan Napolyon ” Kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı ” diyerek, yarısını kaybettiği ordusunu geri çekip Kahire’ye döner. Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim !” diyerek, Mısır’dan gemi ile ayrılıp Fransa’nın yolunu tutar.

Osmanlı Sultanı III.Selim, Cezzar Ahmet Paşa‘ya pek çok hediyeler göndererek bu başarısını kutladı. Paşa, 1804 yılında vefat ettiğinde hala Akka beylerbeyliği görevini yürütmekte idi.

…………… * ………………