|
|
 |
|
 |
| |
Ebu't-Tufeyl radıyallahu anh anlatıyor: "Ali İbnu Ebi Tâlib radıyallahu anh'a bir adam gelerek:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın sana tevdi ettiği sır nedir?" diye sormuştu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi. Şu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:
"Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:
"Allah'tan başkasının adına kesene Allah lânet etsin. Ebeveynine lânet edene lânet etsin. Bid'atçıyı himaye edene Allah lânet etsin. Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lânet etsin!"
Müslim, Edâhî 43, (1978); Nesâî, Dahâya 34, (7, 232).
Rezin, İbnu Abbâs'tan şu ziyadede bulundu: "A'mayı yoldan men eden mel'undur. Bir hayvana temasta bulunan mel'undur. Lüt kavminin pis işini yapan mel'undur."

''İÇİNİZDEN HAYRA ÇAĞIRAN , İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN BİR TOPLULUK BULUNSUN.
İŞTE ONLAR KURTULUŞA ERENLERDİR.''
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-10-2006 03:36 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Safvân İbnu Muattâl (radıyallahu anh)'ın hanımı, yanında Safvân da bulunduğu bir anda Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek:
"Ey Allah'ın Resülü, namaz kıldığım zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar da sabah namazı kılmıyor!'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), hanımının bu söyledikleri hakkında Safvân'a sordu. Safvân:
"Ey Allah'ın Resülü! "Namaz kıldığım zaman dövüyor '' sözüne gelince,
o zaman (bir rekatte uzun) iki sûre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım'' dedi. Resulullah kadına:
"İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir '' buyurdu. Safvân devam etti:
"Oruç tuttuğum zaman bozduruyor '' sözüne gelince, "Hanımım oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum." dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Bir kadın kocasının izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!'' buyurdular.
Safvân devamla:
"Güneş doğuncaya kadar sabah namazı kılmadığım sözüne gelince, biz (gece çalışan) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakın yatınca) güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz'' diye açıklama yaptı. Aleyhissalatu vesselam:
"Ey Safvân, uyanınca namazını kıl!" buyurdular."
Ebu Dâvud, Savm 74, (2459).

HAYATIM ÖLÜMÜM VE İBADETİM ALEMLERİN
BİR OLAN RABBİ İÇİNDİR....
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-10-2006 06:16 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Ebü Hüreyre (radıyallvhu anh) anlatıyor: "Bir kadın Resülullah (aleyhissalvtu vesselvm)'a gelerek sordu:
"İki altın bilezik hakkında ne dersiniz, (takayım mı?)"
"Ateşten iki bileziktir, (takmayın!)" deyip cevap verdi. Kadın devamla:
"Pekalv altın gerdanlığa (ne dersiniz?)" diye sordu. Resülullah (aleyhissalvtu vesselvm)'dan yine:
"Ateşten bir gerdanlık!" cevabını aldı. O, yine sordu:
"Bir çift altın küpeye ne dersiniz?"
"Ateşten bir çift küpe!"
Kadında bir çift altın bilezik vardı. Onları çıkarıp attı ve:
"(Ey Allah'ın Resülü), kadın kocası için süslenmezse, onun yanında kıymeti düşer" dedi. Resülullah (aleyhissalvtu vesselvm):
"Sizden birine, gümüş küpeler takınmasından, bunları za'feran veya abir ile sarartmasından kimse engel olmaz!" cevabını verdi."
Nesvi, Zinet 39, (8,159).

''İÇİNİZDEN HAYRA ÇAĞIRAN , İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN BİR TOPLULUK BULUNSUN.
İŞTE ONLAR KURTULUŞA ERENLERDİR.''
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-12-2006 06:30 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Hz. Ebu Zerr (radıyallvhu anh) anlatıyor: "Güneş batarken Resûlullah (aleyhissalvtu vesselvm) ile birlikte mescidde idim. Bana:
"Ey Ebu Zerr, biliyor musun bu Güneş nereye gidiyor?" diye sordu. Ben:
"Allah ve Resûlü daha iyi bilirler!" dedim.
"Arş'ın altına secde yapmaya gider, bu maksadla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip, izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: "Geldiğin yere dön!" denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenvb-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir. (Mealen): "Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir"(Yvsin 38).
Buhvrî, Tefsir Yv-sin 1, Bed'u'1-Halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İmvn 250, (159); Tirmizî, Tefsir, Yv-sin,
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-12-2006 08:47 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Allaha takva ve güzel ahlak.� (En ziyade neyin insanları cennete sokacağını soruyorlar.)
(Tirmizi, Birr 62, kutub-ı sıtte, 16. Cilt , sf. 329)

40- "Rabbim, beni namazı(nda) sörekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
41- "Rabbimiz, hesabın yapılacağı gön, beni, anne-babamı ve mö'minleri bağışla"
İbrahim suresi
[Dosyayi Sadece Kayitli Üyeler Görebilir. Kayit Olmak için lütfen tiklayiniz...]
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-12-2006 10:28 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalvtu vesselvm)'in zevce-i pvklerinin hvne-i savdetlerine bir gurub erkek gelerek Resûlullah (aleyhissalvtu vesselvm)'ın (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sordukları husus açıklanınca sanki bunu az bularak: "Resûlullah (aleyhissalvtu vesselvm) kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir (bu sebeple O'na az ibadet de yeter) dediler. İçlerinden biri: "Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım" dedi. İkincisi: "Ben de hayatımca hep oruç tutacağım, hiç bir gün terketmeyeceğim" dedi. Üçüncüsü de: "Kadınları ebediyen terkedip, onlara hiç temas etmeyeceğim" dedi. (Bilvhere durumdan haberdar olan) Hz. Peygamber (aleyhissalvtu vesselvm) onları bularak: "Sizler böyle böyle söylemişsiniz. Halbuki Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanınız benim. Fakat buna rağmen, bazan oruç tutar, bazan yerim: namaz kılarım, uyurum da; kadınlarla beraber de olurum. (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi beğenmezse benden değildir" buyurdu.
Buhvrî, Nikah 1; Müslim, Nikah 5, (1401); Nesâî, Nikah 4, (6,60).

HAYATIM ÖLÜMÜM VE İBADETİM ALEMLERİN
BİR OLAN RABBİ İÇİNDİR....
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-13-2006 02:33 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), (ölen) çocuğu için ağlamakta olan bir kadına rastlamıştı:
"Allah'tan kork ve sabret!" buyurdu: Kadın (ızdırabından kendisine hitab edenin kim olduğuna bile bakmadan):
"Benim başıma gelenden sana ne?'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uzaklaşınca, kadına:
"Bu Resulullah idi!'' dendi. Bunun üzerine, kadın çocuğun ölümü kadar da söylediği sözden dolayı (utanıp) üzüldü. (Özür dilemek için) doğru aleyhissalâtu vesselâmın kapısına koştu: Ama kapıda bekleyen kapıcılar görmedi, doğrudan huzuruna çıktı ve:
"Ey Allah'ın Resulü, (o yakışıksız sözü) sizi tanımadan sarfettim (bağışlayın!)" dedi. Aleyhissalâtu vesselam:
"Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir" buyurdu."
Buhari; Cenâiz 43; 7, 32, Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14, (626); Ebu Dâvud, Cenâiz 27, (3124); Tirmizi, Cenâiz 13, (987); Nesâi; Cenâiz 22, (4, 22).

''İÇİNİZDEN HAYRA ÇAĞIRAN , İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN BİR TOPLULUK BULUNSUN.
İŞTE ONLAR KURTULUŞA ERENLERDİR.''
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-13-2006 02:48 PM |
|
|
|
 |
|
 |
| |
Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalvtu vesselvm'ın şöyle dediğini işittim:
"Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar vlim için istiğfar ederler. Âlimin vbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vvrisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir."
Ebu Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223).

HAYATIM ÖLÜMÜM VE İBADETİM ALEMLERİN
BİR OLAN RABBİ İÇİNDİR....
|
|
|
 |
|
 |
|
| 03-14-2006 07:34 PM |
|