Konu Bilgileri
Konu : RABB KAVRAMI
Yazar : NiSaNuR      
Cevap Sayısı : 1 Görüntüleme : 39

Cevapla  Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
RABB KAVRAMI
Yazar Mesaj
  NiSaNuR
Uye
*


Bilgiler
Mesajlar: 97
Katılma Tarihi: Mar 2006
Rep Puanı: 4

Kişisel Bilgiler

Nerden :
Müzik Tarzı :
Cinsiyet :
Ruh Hali :




 
Çevrimdışı
 
 
Mesaj: #1
RABB KAVRAMI
Yüce Allah'ın güzel isimlerinden biri. Sözlükte "Rabb" kelimesi malik, yaratıcı, sahip, bir şeyi ıslah eden, terbiye eden, efendi anlamlarını ifade etmektedir.

İbnul-Enbari'ye göre Rabblık, yani bir şeyin Rabbi olmak üç manaya gelir:

1. Malik olmak; yani tasarrufu, kudreti altında bulunan her şeyin yegane sahibi ve idarecisi olmak. İşte sadece o Rabb, bütün onların sahibi, yöneticisi ve istediği gibi, ilmine ve iradesine uygun olarak tasarrufta bulunandır.

2. Kendine itaat edilecek, boyun eğilecek efendi anlamını da ifade eden Rabb, Kur'an-ı Kerim'deki "Mevla" kelimesiyle eş anlamlıdır. Yine o Rabb, kendisine itaat edilecek, emirlerine uyu-lup, yasaklarından uzak durulacak yegane, tek efendi anlamına da gelir.

3. Rabb; ıslah eden, arıtıp, saflaştırıp, olgunlaştıran anlamındadır. Yani o Rabb, her şeyi düzelten, sivrilikleri, çıkıntıları tesviye eden, tam bir şekilde halden hale geçirerek düzenleyen, terbiye edendir. Bilindiği gibi Rabb kelimesinin asıl manalarından biri de "terbiye eden" anlamıdır.

Burada zikredilen bu üç manadan kolayca anlaşılmıştır ki; Rabb kelimesi Allah Teala için kullanılmaktadır. Ancak Arap dilinde isim tamlaması şeklinde (izafet terkibi olarak) insan için de kullanılmıştır. Mesela; "evin sahibi", "devenin sahibi" gibi anlamlarda da kullanıldığı görülmektedir.

Kur'an-ı Kerim'de ise "rabbim, rabbın, rabbimiz, rabbınız..." gibi iyelik zamirlerine bitişik olarak da kullanılmıştır. Mesela; ilk nazil olan ayetlerde; "Ey Muhammed, yaratan Rabbinin adıyla oku!.. Kalemle öğreten Rabbin kerem sahibidir."

"Rabbimiz, eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme!. " (el-Bakara, 2/286) buyurulur.

Bilindiği üzere bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bununla beraber bu ayetlerde geçen Rabb kelimeleri doğrudan doğruya Yüce Allah'a işaret etmektedir. er-Rabb, Allahu Teala demektir. O, her şeyin rabbi, maliki, sahibi, efendisi, ıslah edeni, varlıkların ihtiyaçlarını tekeffül edeni yani görüp gözeteni, ihtiyaçlarını karşılayanıdır. İşte bu anlamlarda "Rabb", Allah Teala'dan başkası için kullanılmaz. Bu kullanım şeklini daha iyi anlayabilmek için Kur'an-ı Kerim'den örnekler vererek birbirini destekleyen bu manaları şöylece sıralayabiliriz:

1. Hz. İbrahim (a.s), milletine Şuara süresinin 77-81. ayetlerinde şöyle diyordu: "İşte o taptıklarınız benim düşmanımdır. Fakat sadece alemlerin Rabbi dostumdur. O Rabb ki, beni yaratan ve doğru yola eriştirendir. Beni yediren de içiren de Odur. Hasta olduğumda bana şifayı O verir. Beni öldürecek ve diriltecek O'dur".

De ki; Allah her şeyin rabbi iken O'ndan başka bir rabb mı arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir. Kimse başkasının yükünü taşıyamaz. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir." (el-En'am, 6/164)

"O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka ilah yoktur, öyleyse O'nu vekil tut." (el-Müzzemmil, 73/9)

Görüldüğü gibi bu ayetlerde geçen Rabb lafızları Allahu Teala'nın ismi olup Allah lafzı yerine kullanılmıştır. Terbiye eden, kefil olan, vekil olan, ihtiyaçları gideren, yetiştiren, yaratan, kanun ve hüküm koyan yegane kişi şari, murakabe eden, her şeyin sahibi ve maliki olan Allahu Teala anlamında kullanılmıştır.

2. "...O sizin Rabbinizdir, O'na döneceksiniz." (Hud, 11/34)

"...Hiç kimse diğerinin günahını yüklenmez, sonunda dönüşünüz Rabbinizedir..." (ez-Zümer, 39/7)

"De ki, Rabbiniz sonunda hepinizi toplar, sonra aramızda adaletle hükmeder..." (es-Sebe', 34/26)

Bu ayetlerde de "rabb", etrafında toplanılacak mümtaz varlık anlamındadır. Zira lugatta "rabb" kelimesi "Toplum içinde kutup sayılacak ve etrafında toplanılacak mümtaz kişi" anlamına da gelmektedir.

3. "...Allah'ı bırakıp da birbirimizi (kimimiz kimimizi) rabbler edinmeyelim." (El-i İmran, 3/64)

"Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i Rabler edindiler. Oysa kendilerine sadece tek ilah olan Allah'a kulluk yapmaları emredilmişti. O'ndan başka ilah yoktur. Allah koştukları eşlerden münezzehtir." (et-Tevbe, 9/31)

Bu iki ayette geçen rabb kelimelerinin çoğulu olan "erbab" lafızları, toplulukların ve milletlerin önder ve rehber edindikleri kimselere işaret etmektedir. İnsanlar bu önderlerin emirlerine uyarlar, yasaklarından kaçınırlar ve onların koydukları kural ve kaidelere de uyarlar; onların hiç bir delile dayanmaksızın ileri sürdükleri helal ve haram gibi değerlendirmelerini de kabul ederler. İşte Yüce Allah, onların gerçek manada rabb olmayıp diğer insanlar gibi aciz birer insan olduklarını haber veriyor.

4. " ...Yusuf'a elçi gelince; "Efendine dön, kadınlar niçin ellerini kesmişlerdi, bir sor! Doğrusu Rabbin onların düzenini (fendini) bilir." (Yusuf 12/50)

Bu ayetin hemen baş tarafında geçen "rabb" kelimesiyle, Mısırlılara hitaben Mısır azizi-efendisi kasdedilmiştir. Çünkü Mısırlılar onun otoritesine, üstün özelliklerine ve değerine inanıyorlar, emir ve yasak koymaya yetkili olduğunu kabul ediyorlardı. İşte bu bakımdan ayette geçen "Rabbine dön!" lafızları, "Efendine dön!" anlamındadır. Ancak emir ve yasak koyma yetkisine sahip olan sadece Alemlerin Rabbidir. Ama kanun ve hüküm koyucu olarak Cenab-ı Allah'tan başkasını tanıyan ve kabul edenler bu kanun koyucuları rabb edinmişler demektir.

5. "Eğer yerle gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıklarından münezzehtir." (el-Enbiya, 21 /22)

"Yedi göğün de Rabbi, yüce Arşın da Rabbi kimdir?" (el-Mü'minun, 23/86)

Bu ve benzeri ayetlerde de "rabb" lafızları, sahib, malik anlamlarında kullanılmıştır. İşte bütün bu örneklerden ve açıklamalardan anlaşılıyor ki, "er-Rabb" tabiri Yüce Allah'ın güzel isimlerinin en fazla anlam ifade edenlerinden biridir. Bu isim, birbirini destekleyip kuvvetlendiren en az beş ayrı manaya işaret etmektedir. Böylece Cenab-ı Hakk'ın isimleri ve bu isimlerin ifade ettiği anlamlar daha iyi anlaşılmaktadır ve buna bağlı olarak kişilerin Allah'a olan inançları da o nisbette kuvvetlenip şüphe ve tereddütlerden temizlenmekte ve arınmaktadır.

Günümüz İnsanının Çeşitli Rableri:
Günümüzde, insanların, vicdanlarında inanıp kabul ettikleri rabb ile yaşantılarında, hükümlerine teslim oldukları rabbler aynı değildir. Teorik olarak inandıklarını ifade ettikleri Allah'ın rabblığını, vicdanlarına hapseden günümüz insanlarının pek çoğu, pratik hayatlarında Allah'tan başka rabblerin emirlerine ve hükümlerine teslim olmaktadırlar. Üzülerek belirtelim ki, insanların pek çoğunun maruz kaldığı en büyük tehlike, Allah'ı günlük yaşantılarında rabb kabul edemeyişleridir. Onlar, bir yandan mü'min ve müslüman olduklarını söylerlerken, diğer yandan da Allah'ın emir ve yasaklarını bir tarafa atarak çeşitli varlıkların ve rehber edindikleri önderlerinin emirlerine uyarlar. Onların koyduğu gayr-ı meşrü hükümlere gönüllü olarak itaat ederler; böylece Allah'tan başkalarını rabb edinmiş olurlar. "La"sı olmayan bir inanç yaygınlaştırılıyor; herşeyle, özellikle egemen tüm güçlerle ve onların rabb anlayışlarıyla uzlaşan, tepkisiz, laik müslümanlık (!). Allah'a inanan, ama tağuta itaattan ayrılmayan, Allah'a inanan ve tağutların ilke ve hükümlerini kabul ettiğini ifade eden, hakla batılın karıştığı bir din!

Kur'an-ı Kerim'in eski kavimleri ve peygamberleri anlattığı ayetlerinden anlaşılmaktadır ki, en eski asırlardan, kendi nüzülü zamanına kadar, sapıklık ve inanç bozukluğu ile tanıttığı tüm toplumların, doğrudan Allah'ın varlığını inkar etmediklerini görüyoruz. Ancak onların hepsinin müşterek sapıklıkları; Allah'ın mutlak rabblığını kabul etmeyişleri, Allah'ın yaratıcı olduğuna inansalar da O'nun tek rabblığına pek çok varlıkları ortak etmeleridir. Rabblığın bir kısım özelliklerini Allah'tan başkalarında görmeleri, ahlaki, sosyal ve kişisel hayatları için gerekli olan emir ve kuralları, Allah'tan başkalarından almalarıdır. Bunun için, insanların pek çoğu, ya doğrudan doğruya Allah'tan başka rabbler olduğuna inanıyorlar, veya Allah'ın rabblığına teorik olarak inansalar da pratik hayatlarında Allah'tan başkalarının rabblığına teslim oluyorlar. İşte rabb konusunda, peygamberlerin her asırda yıkmak istedikleri asıl sapıklık budur. Hükmü sadece göklere geçen; dünyaya, insanlara, yönetime, sosyal ve siyasal hayata... karışmayan bir Allah inancı. Yani göklerin rabbi. Halbuki Allah; göklerin, yerin, bütün alemlerin rabbidir.

Önceden hıristiyan olan Adiyy b. Hatem, boynunda altından bir haç olduğu halde Rasülüllah'ın huzuruna geldi. Peygamberimiz (s.a.v) ona:

"Ya Adiyy, boynundan şu putu çıkar." buyurdu. Bu sırada Rasulullah "Yahudiler ve hıristiyanlar, haham ve rahiplerini Allah'tan başka rabbler edindiler." (Tevbe: 9/31) mealindeki ayeti okuyordu. Adiyy:

"Ey Allah'ın Rasülü, hıristiyanlar, rahiplere ibadet etmediler ki (onları rabb edinmiş olsunlar)" dedi. Peygamberimiz (s.a.v):

"Evet ama onlar (hıristiyan rahipleri ve yahudi hahamları) Allah'ın helal kıldığını haram; haram kıldığını da helal saydılar. Onlar da bunlara uydular. İşte onların bu tutumları, onlara ibadet etmeleri ve onları rabb edinmeleridir." buyurdu.

Bu hadis-i şerif açık olarak gösterir ki, herhangi birini rabb edinmiş olmak için, ona rabb adı vermek şart değildir. Allah'tan başkalarının emrine, Allah'ın dinine uyup uymadığı hiç hesaba katılmaksızın isteyerek itaat etmek, hükümle ilgili konularda Allah'tan başkalarının sözünü dinleyip kabullenmek, Allah'tan başkasına itaat ederek O'nun dininin emir ve hükümlerine başkasını tercih ederek muhalefet etmek, Allah'tan başkalarını rabb edinmek ve onlara tapmak demektir.

Putlara, şeytanlara ve tağutlara tapmak nasıl şirk ise; Allah'ın emrine, Hakk'ın hükmüne uymayan kişilerin ortaya attıkları görüşleri benimsemek ve onları Allah'a tercih edip onlara uymak da öylece bir şirktir. Bu durum, onlara kulluk mertebesinden fazla değer vermek, Allah'ın ilahi hükümlerine uymayan görüş ve fikirlerini benimsemek olduğu için, hem bir çeşit şirk, hem de Allah'ı bırakıp onları rabb edinmektir. Onlara her ne kadar dil ile rabb denilmese de durum, onları rabb tanımanın ta kendisidir.

Onların sözlerine itaat edip, Allah'ın emirlerini terk etmenin puta ve tağuta tapmakla aynı olmasının sebebi ise açıktır. Çünkü müslüman, Hakk'ın kulu ve ilahi hükümlerin mahkümu olan kişidir. Hakkı batıl, batılı da hak yapmaya çalışıp, insanlara helalı haram, haramı da helal tanıtarak Allah'ın hükümlerini değiştirmeye çalışanlar, ilmi haysiyetten uzak birer tağutturlar. Bunlara uymak da onları rabb kabul etmektir. Çünkü bu duruma düşenler, Allah'ın hükmüne değil de onların isteklerine uyarak onlara Allah'a tapar gibi tapmış olanlardır.

Günümüzde de insanların hayatına hakim pek çok rabb kabul edilenler var. Her insan, hangi rabbin kulu olduğunu kendisi tayin edebilir. Ancak, bunu yaparken, kimin mülkünde yaşadığını, hangi rabbe kulluk etmesi gerektiğini iyice düşünmelidir. Şu iyi bilinmelidir ki, inanılan ve hayatın her safhasında emrine uyulan tek rabb Allah olmadıkça O'na kullukta bulunulmuş olunamaz. Peygamberimiz'in: "Rabbim Allah de ve bu sözünde dosdoğru ol" anlamındaki mübarek sözü, Kur'an'daki rabb kavramının ve O'na kulluğun en veciz ifadesidir.

Kabirde insanlara sorulacak: "Rabbin kim?" Dünyada rabb anlayışı ve bu konudaki davranış ve eylemlerine göre cevap çıkacak o insandan. "Rabbim filandır" diyecek insan. Dil, irademizin emrinden çıkacak orada. Dünyada kimi rabb kabul etti veya eylemleriyle bu görüntüyü verdiyse, onu söyleyecek dil. Orada "Rabbim Allah'tır" diyebilmek için, burada "Rabbim Allah'tır" deyip bu sözünü yaşantı olarak isbatlamak gerekiyor. Evet, kurtuluşun tek reçetesi: "Rabbim Allah" deyip dosdoğru olmak...

"Tek rab, alemlerin rabbi Allah'tır.

Kullara kul olan, ne kadar alçak;

Rablık taslayan kul, ne kadar küstahtır."

''İÇİNİZDEN HAYRA ÇAĞIRAN , İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN BİR TOPLULUK BULUNSUN.

İŞTE ONLAR KURTULUŞA ERENLERDİR.''

 
 
17-02-2007 12:23 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla Return to top
  ReiS
Yetkili
*


Bilgiler
Mesajlar: 236
Katılma Tarihi: Aug 2005
Rep Puanı: 10

Kişisel Bilgiler

Nerden :
Müzik Tarzı :
Cinsiyet :
Ruh Hali :




 
Çevrimdışı
 
 
Mesaj: #2
RE: RABB KAVRAMI
ellerine sağlık

HAYATIM ÖLÜMÜM VE İBADETİM ALEMLERİN
BİR OLAN RABBİ İÇİNDİR....

 
 
27-02-2007 12:34 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla Return to top
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder 


Forum Atla:


 Quick Theme: