Osman Hamdi Bey ; Ressam, yazar, müzeci, arkeolog ve Kadıköy’ün ilk belediye başkanı idi. 1842 yılının Aralık ayında İstanbul’da Rum asıllı Osmanlı Sadrazamı İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk Türk Modern Ressam unvanına sahip olan Osman Hamdi, zamanımızda daha çok ressam Osman Hamdi olarak tanınır. Aynı zamanda bir çok uğraşı olan entelektüel bir kişi olduğunun altını çizmekte fayda vardır.Hukuk eğitimi için, 1857 yılında Paris’e gönderildi. Hukuk öğreniminin yanısıra Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda resim dersleri aldı. Arkeoloji ile ilgilenmeye başladı. Ünlü ressamlar Jean Leon Gerome ve Boulanger’in atölyelerinde çalıştı.24 yaşında Paris’te devlet görevlisi iken, Fransız olan Marie ile ilk evliliğini yaptı. On yıl evli kaldılar. Fatma ve Melek adında iki kızları oldu. Bağdat görevi çıktığında, Osman Hamdi bey eşi ve çocuklarını babası Ethem Bey’in yanında bırakıp Bağdat’a gitti.Çiftin evlilikleri bu ayrılık ile ilk kez çatırdamaya başladı. 1874 yılına gelindiğinde ise beklenen ayrılık gerçekleşti. Annesi ile Paris’e dönen kızı Melek on beş yaşında hayatını kaybetti. Osman Hamdi ikinci evliliğini, aşık olduğu on yedi yaşında ki yine Maria isimli bir Fransız kızı ile yaptı. Maria Palyart. Marie’nin adı, Osman Hamfi Bey ile evlendikten sonra, Türk ismi “Naile” oldu. Bu evlilikten de üç çocukları dünyaya geldi. Hamdi Bey’in vazgeçemediği kadın modeliyse eşi Naile Hanım’dı. Meşhur ‘Mimozalı’ kadın adlı tablosundaki model de eşi Naile idi.Osman Hamdi ; Çinili Köşk’ün tamiriyle ilgilendi. Daha önceki onarımlarda üzeri sıva ile örtülmüş olan çinileri açığa çıkardı. Heykel sanatının eğitimini de başlattı. İlk Türk arkeologu olarak da adını duyurdu. “İskender” ve “Ağlayan Kızlar” lahitlerinin çıkarıldığı ünlü Sayda kazısını başlattı. Hocası Gerome’ nin etkisini yansıtan, oryantalist tarzda resimler yaptı. Türk kadınının güzelliklerini yansıttı. Eserlerini büyük bir gözlem sonucu doğru bir çizgide ve titiz bir teknikle resmetti. Osman Hamdi’nin yurt içinde ve yurt dışında ki müzelerde ve özel koleksiyonlarda önemli eserleri bulunmaktadır. Kaplumbağa terbiyecisi, Arzuhalci, Kuran okuyan hoca, Silah taciri, Leylak toplayan kız, Şehzadebaşı Camisi Avlusu’nda ki kadınlar,Feraceli kadınlar, Mimozalı kadın, Mihrap gibi tabloları, en değerli eserleri arasında bulunmaktadır. Osmanlı kadınının iç ve dış mekanlarda ki yaşayışı, fırçalarının ana temasını oluşturmuştur. Pera Müzesi tarafından 2009 yılında beş milyon liraya satın alınan “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosunun günümüzde onbeş milyon lira civarında bir değeri olduğu düşünülmektedir.1910 yılına gelindiğinde büyük usta hastalanmıştı. Eşi Naile hanım’a vasiyetinde, Eskihisar’a gömülmek istediğini belirtti. Cenaze namazı Ayasofya Camisi’nde kılınan Osman Hamdi bey’in, soğuk bir kış günü 24 Şubat 1910 da vasiyeti yerine getirildi. Eskihisar’da istediği yere defnedildi. Osman Hamdi bey’in evi müze haline getirildi ve ziyarete açıldı.Sanat, kültür ve yaşamın bir çok alanına zengin çeşitlilikte katkılar sağlamış bir Osmanlı aydını idi “Osman Hamdi Efendi” …

Osman Hamdi bey tarafından, Sayda kazılarından İstanbul’a getirdiği eşsiz değerdeki lahitleri, padişah yurt dışına göndermek isteyince ; ” O lahitin içine benide koyun öyle gönderin padişahım” demiştir.Günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bu eşsiz, paha biçilemez lahitleri ziyaret edip görebiliyorsak, bunun sebebi Osman Hamdi Bey‘ in padişaha söylediği o cümledir.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Teşkilatı) 2010 yılını Osman Hamdi Bey yılı ilan etti.

…………… * ……………