Siz büyük bir milletin evlatlarısınız… Azerbaycan adı bize sonradan verilmiş, hepimiz Türküz ve Türkçülüğümüzle her zaman gurur duymalıyız.

“Kızılordu tarafından indirilen bayrağı aynı yere 70 yıl sonra dikerken, sevinçten gözümden iki damla yaş düştü ve ellerim titredi.”

Azerbaycan’ın ikinci cumhurbaşkanı, dava adamı, özgürlük kahramanı, Atatürk’ün askeri Ebulfez Elçibey 1938 yılında Nahçivan’da dünyaya geldi. Benim asıl adım “Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev“dir. Aliyev soyadı Rusça’dan gelme olduğu için cephe arkadaşlarım halkımızın isteğiyle “Elçibey” olarak değişmesini kararlaştırdılar.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak, nasıl Türkleri esaret zincirinin aşağılayıcı boyunduruğundan çekip çıkarttıysa, bunu milletine duyduğu güvenle, milletiyle beraber başardıysa, Azerbaycan da aynı yoldan gidecektir. Bunu yaparken de Atatürk’ün metot ve usullerinden istifade edecektir. “Ben de Türk milletinin bir evladıyım ve işte bunun için Atatürk’ün askeriyim.”

Nizami, Fuzuli gibi büyük şairleri yakından tanımak amacı ile, Azerbaycan Devlet Üniversite’si Arap Filolojisi Bölümü‘nü bitirdi. Kruşçev, Nasır, Arifi, Alihanov, Ahmet Bellani Mısır’da toplantıya gelirler. Elçibey’de mütercim olarak karşılayan heyettedir. Konuklar ile tokalaşılır iken Elçibey sadece Ahmet Bellani ve Azerbaycan’ın büyük sanatçısı Reşit Behbudov’a elini uzatır. Kuruşçev Kıbrıs meselesinde Rumların bakış açısında olduğu için onun ile tokalaşmamıştır. Bu protestosu sonucu Azerbaycan’a döndüğünde, KGB eziyetlere başlamış ve Elçibey’e yurt dışına çıkış yasağı koymuştur.

Üç hedefi vardı: Azerbaycan’ın bağımsızlığı, Karabağ’ın Ermenilerden temizlenmesi, İran’daki Güney Azerbaycan’daki 25 milyon Azeri’nin Azerbaycan’la birleşmesi. Halk cephesi Elçibey’i “Azat Azerbaycan” mücadelesinin başkanı seçti. Elçibey, “Türkiye ve Azerbaycan’ın sınırları kaldırarak konfederasyona gitmeleri gerekmektedir” dedi.

Elçibey; Ülkesinin bağımsızlığı için çalışmaya ara vermedi. KGB 1975 Ocak ayında Elçibey’i bu çalışmalarından dolayı Karadağ cezaevinde hücreye attı. Zindanlarda ve taş ocaklarında ağır şartlar altında kaldı. Mahkumlara Sovyetlerin Azerbaycan’ı işgal ettiğini, Türk ve Müslüman olduklarını anlattı. 1976 yılında şartlı olarak tahliye ettiler.

Gorbaçov 1985 yılında başa gelince, Ermeniler bundan mutlu oldular ve hareketlendiler. Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanmasını istediler. Dağlık Karabağ ve Ermenistan’da yaşayan Azerbaycanlılar, Ermeniler tarafından işkence edilip kovulmaya başladılar. Ermenilerin bu hareketleri Azeri halkını çileden çıkardı. Binlerce Azeri halkının Karabağ’a özgürlük diye başlattığı mitingler Sovyetlere karşı özgürlük mitinglerine dönüştü.

Halk eski koministlerin hala işbaşında durmalarına isyan ediyordu. Halk Cephesi bir milyon taraftarı ile Bakü’de gösteriler düzenledi. Azerbaycan 18 Ekim 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. Elçibey “Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkenin Türkiye olması gerekir, başka ülke olursa halkımızda burukluk olur” dedi.

Ruslar, halkın baskısından korkup Muttalibov’u Moskova’ ya kaçırdılar.7 Haziran 1992’de Azerbaycan’da ilk defa demokratik bir seçim yapıldı ve Elçibey % 63 oyla cumhurbaşkanı seçildi. Elçibey elini Kurana bastı ve üç renkli bayrağımızı öptü. 72 yıldan sonra Azerbaycan’ın cumhurbaşkanı Türkoğlu Türk oldu. Elçibey “yalnız beni bir yıldan fazla burada tutmazlar” diyecek kadar tecrübeli idi. Elçibey bir yıllık iktidarında mecliste devletin dilinin Türk dili olarak kabul edilmesini sağladı. Kiril alfabesinden Latin alfabesine, rubleden  Manat’a geçildi.

Azerbaycan kendi ordusunu kurmaya başladı ve Sovyet bloğundan ilk olarak Azerbaycan Rus ordusu çıktı. Azerbaycan’ın petrolü var dışarı satamıyordu. Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesi imzaya hazırlanmaktaydı. 75 bin Rus askerini Azerbaycan’dan kovdu. “Petrolümüzü kardeş Türkiye ile paylaşmak isteriz, askeri işbirliğinin geliştirilmesi gerekir, TSK ve NATO Azerbaycan’da üs kurmalı, Türkiye benim vatanımdır, iki ülke halkı birdir, ben Atatürk’ün askeriyim” dedi.

Bu arada Süret Hüseynov, Rusya’yı arkasına alarak Gence’de darbeyi başlattı. Elçibey Rusya’ nın planını bildiği için Nahçıvan’ da bulunan Haydar Aliyev’ i Bakü’ ye davet etti.17 Haziran 1993’ te Elçibey Bakü’yü terk etti. Elçibey’ e karşı satılmış olanların hepsini Haydar Aliyev ya öldürdü, ya da cezaevlerine koydu.

Takdir edip “Milli Kahramanlık Ödülü“nü verdiği Suret Hüseyinov’un Haziran 1993’de ayaklanmasından sonra cumhurbaşkanlığı görevini bırakıp doğum yeri olan Keleki’ye döndü. Böylece Elçibey’e yeraltına çekilmek görevi düştü. Halka, “Azerbaycan bayrağında orak çekici kullanmayın” çağrısı yapıyordu. Hayatı boyunca, Türk dünyasının birleşmesi ve kardeşliği için mücadele etti.”Hukuki yönden bağımsızlığımızı kazandık. Bundan sonraki mücadelemiz gerçek bağımsızlıktır” dedi.

Elçibey’in sağlık durumu bozulmuştu. Özel uçak ile Bakü’den Ankara’ya getirildi. Ankara hastanesine daha sonrada GATA ya yatırıldı. 2 Ağustos 2000 tarihinde 62 yaşında GATA’da hayatını kaybeden Elçibey, Azerbaycan’da toprağa verildi lakin ruhu M.K. Atatürk’ ün ruhu ile birlikte çok sevdiği Türkiye’mizin yüreğinde yatmaktadır.

Bana diyorlar ki Elçibey insanları ölüme çağırıyor. Doğru, ölüme çağırıyorum. Vatan uğrunda bayrak uğrunda öleceksin. Bunu yapamıyorsan zaten yaşamaya hakkın yok“.

Siyaset adamı rüzgara göre yelken açar; devlet adamı ise inandıkları uğruna politikalar yapar“.

Moskova’nın Elçibey’i tanıdığı kadar Azerbaycan kendi yiğidini tanıyamadı.

Elçibey’in ne kadar başarılı olduğunu, cenaze törenine İran ve Rusyanın Azerbaycan büyükelçilerinin katılmamaları da göstermiştir.

………………………  *  ……………………………